Ana Sayfa
Tanıtım
Tüzük
İlkelerimiz
Dernek Yönetimi
İletişim
Mobil Bölüm
MEDYA MAGAZİN
MANGAL SOHBETLERİ
BASIN AÇIKLAMALARI
ETKİNLİKLER
MESLEKİ BİLGİLER
BİZDEN HABERLER
KÖŞE YAZILARI
 DİĞER
ANA SAYFA  / Köşe Yazıları

Basın toplumun aynasıdır...


Basın toplumun aynasıdır...

Basın toplumun aynasıdır...

Arkadaşına Gönder Yazı boyutunu büyütmek için       
 26 Agustos 2016 12 : 07 
ÇETİN ÖZDEMİR

Gazetecinin görevi;
Halka doğru ve dürüst haber iletmek ve bunları objektife yansıtmak, bilgi, haber, fotoğraf, görüntü, ses, belge elde etmek ve bunları kaleme alıp çalıştığı yayına vermek.
Gazeteci ise;
Toplumsal, siyasal ve ekonomik olayları kavrayıp yorumlayabilen, ülke ve dünya gündemini yakından takip eden, araştırmayı seven, entelektüel gelişmeyi amaçlayan, problem çözme yeteneğine sahip, fikir üretmeyi, okumayı ve tartışmayı seven, olaylar arasında neden-sonuç ilişkilerini görebilen, olacakları sezebilen, dış görünüşüne ve giyimine özen gösteren, objektif kişiler olması gerekir.
Gazetecilik; haberi doğru kaynaktan almakla yükümlüdür. Gazetecilik kulaktan dolma bilgilerle yapılmaz. Şantaj, karalama, kirletme, yalan haber, yıpratma gibi unsurları içermez. Gazeteci kanunlara saygılı, ahlaklı, namuslu, dürüst, çalışkan kişilerdir.
Gazeteciliğin tanımı ve yükümlülükleri toplum gözünde sorumluluk gerektiren, halkın menfaatleri doğrultusunda hareket etmesi gereken bir meslek dalıdır.
Yalan, asparagas, bilgi ve belgeye dayanmayan, haber ve yorumlar toplum nazarında prim yapmadığı gibi gazetecilik mesleğine sürülen kara bir leke olarak da anılır ve bu mesleği yapanları da zan altında bırakır.
Gazetecilik mesleği; Yasama, Yürütme ve Yargıdan sonra dördüncü kuvvet tabir edilen bir meslek grubudur. Bu mesleği yapanlar da toplum gözünde saygın, yazdıklarıyla ve söyledikleriyle dinlenebilen, fikir ve görüşlerine saygı duyulabilen de bir meslektir.
***
Tipo tekniğinden gelen bir basın mensubu olarak;
30-40 yıl önceki gazetecilik ile bugünkü yapılan gazetecilik arasında dünyalar kadar fark var.
Tipo zamanında el emeği fazlaca olduğu için emek yoğun bir işçilik gerektiren gazetecilik mesleğinin daha saygın bir yeri vardı.
Muhabir, köşe yazarı tükenmez kalemle kağıda yazar dizgiciye verir, dizgici de saatlerce o haberi tek tek yazdıktan sonra o haber ve köşenin nizampajını yapardı.  Tamamen kurşun ve alüminyumdan oluşan hurufatlardan meydana gelen bir gazete sayfasının ağırlığı 20-25 kg. ağırlığındaydı. Fotoğraflar çekilir tab ettirilir, Ankara veya İstanbul’a gönderilir çinko klişe olarak gelirdi.
Şimdi ise, gelişen teknoloji ile birlikte gazetecilik mesleği de güvenirliğini yitirmeye, gazetenin okunurluk oranını sıfırlara kadar düşmesine neden olduğu bir gerçek.
Bir terzi dükkanı açtığında sizden onlarca evrak istenir ama gazete çıkarmak istediğinizde bir matbu dilekçe yeterli.
Defalarca yazdım bu konuyu, yine yazıyorum.
Gelişen teknoloji, hızlı internet ağı ve akıllı telefonlar sayesinde gazete çıkarmanın çok kolay olduğu günümüzde herkesin gazeteci olabileceği de mümkün.
Bu mesleğin okulu var, bu mesleğin temelinden gelenler ve bu mesleğe sonradan girenler de var, gazeteciliğin 5’N 1 K kavramını bilmeyenler de çok. İlk matbaayı bulan, Türkiye’ye ilk matbaayı getirinin kim olduğunu bilmeyen gazeteci de çok.
Tipo döneminde; yani kurşun kalıplar hazırlanarak meydana gelen bir gazete sayfasının ağırlığı 20-25 kg. ağırlığındaydı, şimdi ise bilgisayar yöntemi ile kopyala-yapıştır hazırlanan bir gazetenin aydınger çıktısı 10 gram.
Diyeceğim o ki, gazetecilik mesleği eskiden en ağır ve en saygın bir meslekti. Şimdi gelinen noktada, gelişen teknoloji ile birlikte bu mesleğin ağırlığı ve saygınlığı kalmadı.
                                                                                     ***
Eskiden dünyanın en saygın mesleği olan gazeteciliği bu hale getirenler yine bu mesleği yapanlardır.
Kimse alınmasın, kırılmasın ama önce çuvaldızı kendimize, iğneyi başkasına batırmamız gerekir.
Çünkü gazetecilik tamamen paraya dayalı yapılmaya başlandı.
Gazetecilik mesleği kentin menfaatleri yerine, kendi menfaatlerini öne çıkaranların mesleği haline getirildi.
Eskiden bir haber yazıldığında mülki amirler, bürokratlar, siyasetçiler ayağa kalkar, o haberin mahiyeti araştırılırdı.
Şimdi öyle değil.
Eskiden gazete sayısı da bugünkü gibi fazla değildi.
Kimse gazete çıkarmaya cesaret edemiyordu. Bu meslek ağırdı, meşakkatliydi, emek ağırlıklıydı.
Şimdi dedim ya çok kolay.
Gazeteler ne yazarsa yazsın, köşe yazarları ne yorum yaparsa yapsın kimsenin umurunda bile değil.
Gazeteler doğru yazmıyorsa, sosyal medyadan farklı yorumlar yapılarak algı değişikliği yapmak da çok basit.
Yine eskiden bir örnek vereyim;
Gazete sayısı fazla değildi ama bu mesleği yapanlar, gazete patronundan, muhabirine kadar hepsi toplumun menfaatleri doğrultusunda bir araya gelir, çözüm bulunması için çaba gösterilirdi.
Şimdi ne oldu.
Gazeteciler toplumun menfaatleri yerine kendi çıkarlarını düşününce ortaya çıkan tabloyu net olarak görmek mümkün.
Eskiden gazeteciler birbirleri hakkında da yazıyordu ama bugünkü gibi değildi.
Bugün sığ düşünceler, menfaat çatışması, kıskançlık, avanta, lavanta işleri öne çıkıyor.
Gazetecilik bu olmamalı aslında.
Ciddi, samimi, kendi çıkarlarını bir tarafa bırakıp, kentin, toplumun çıkarlarını öne çıkarmalı.
Türkiye’nin çok hassas bir dönemden geçtiği bu günlerde, gazete ve gazetecilerin de bu hassasiyetler konusunda ciddiyetten uzaklaşmadan, sorumluluk bilinci ile birbirlerini karalayıcı yorumlar yerine, sorunların çözümü noktasında fikir üretmeli.
Böyle yapılmaz ise gazetecilik mesleği inandırıcılığını-güvenirliliğini yitirecek, gazetelerin sadece sobalarda odun görevini yapacaktır.
Gazetecilerin algı operasyonları yapmak yerine bir bütün olarak yaşadıkları kenti düşünerek, toplumun kendilerinden beklediklerini yerine getirmelidir.
Basın toplumun aynasıdır diyoruz ya, işte bu noktada basın görevini layıkıyla yaparsa sorunların çözümüne katkı sunarsa, bürokrasi, siyasi irade ve sivil toplum kuruluşları da kendilerine yön çizecektir.
Gazeteciler birbirlerini eleştirmek, avanta peşinde koşmak, koltuk kapma yarışında bulunmak, menfaat ve çıkar ilişkileri içine girmek,  para karşılığı haber yazmak yerine hiçbir çıkar gözetmeksizin, haberin doğruluğuna inandığı şekilde toplumu aydınlatırsa bu meslek Yasama, Yürütme ve Yargıdan sonra dördüncü kuvvet özelliğine yeniden kavuşur.
Aksi halde gazetecilik mesleğinin geleceğini hiç de iyi görmediğimi düşünmek bile istemiyorum.
Samimiyet, sorumluluk, saygı, sevgi…
 
Haber :
Bu Haber 556 defa okundu
 Paylaş
 
Anahtar Kelimeler :ZONGULDAK, Basın, toplumun, aynasıdır, Çetin özdemir,

YORUM EKLE
TAVSİYE ET

 Yorumlar ( 0 )

Henüz bir yorum yapılmamış

İlgili Haber
Köşe Yazıları
Merdiven altı Gazetecilik...
Çalışan-çalışmayan Gazeteciler Günü
Yaygın basındaki Zonguldak'lı Gazeteciler...
Köşe Yazarları
Foto Galeri
Karaelmas Gazeteciler Derneği tarafından hatıra ormanı oluşturuldu.
İzlenme : 638
Diksiyon Kursu, sertifika töreni ile sona erdi...
İzlenme : 623
GAZETECİLER BİLGİLERİNİ PAYLAŞACAK
İzlenme : 495
KGD “Diksiyon Eğitimi” düzenledi
İzlenme : 474
Çok Okunanlar
BUGÜN BU HAFTA BU AY

Karaelmas Gazeteciler Derneği

 

 

Sosyal ağlarda bizi takip et
Copyright © Karaelmas Gazeteciler Derneği